Tütün, tütün mamulleri ve alkol piyasasına ilişkin teklif TBMM’de

Teklifin tümü üzerine konuşan İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, vatandaşların neden kaçakçılık yolunu seçtiğini ve kaçak ürünlere yöneldiğini sordu.

Tütün ürünleri üzerindeki vergi yükü ile kaçak tütün ürünlerinin kullanımı arasında anlamlı, pozitif yönde ilişki bulunduğunu ileri süren Erel, “Tütün ürünleri üzerindeki artan vergi yüküyle kaçak tütün ürünlerinin kullanımı da artmaktadır. Tütün ürünleri üzerindeki vergi yükünün azaltılmasıyla kaçak tütün ürünleri kullanımı da azalmaktadır. Alkollü içecekler ve tütün ürünlerinde uygulanan vergi oranlarındaki artışlar tüketimi azaltmamaktadır, aksine az da olsa tüketim üzerinde pozitif etki yaratmaktadır. Yani artan vergilerin alkol ve sigara tüketimi üzerinde azaltıcı bir etkisi olduğu gözlenmemiştir. Bu ürünler üzerinde uygulanan özel tüketim vergilerinin neden olduğu fiyat artışları bazı kesimlerce ticari rant olarak da değerlendirilmektedir. Bu durum kaçakçılık faaliyetlerinin artışında önemli bir rol oynamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Erel, kaçak tütün ve tütün mamulleri pazarıyla sahte alkol üretimindeki artışın sebebinin iktidarın izlediği yanlış politikalar olduğunu, kanun teklifinin, kaçakçılığa çare olmayacağını öne sürdü.

– “Endüstriyel tütün ile yerli sarmalık tütünün üretim ve satışı ayrı yapılsın”

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, tütün üreticilerinin sorunlarını bildiğini, sahada bunları bizzat gözlemlediğini belirtti.

Sorunların çözümü için önerilerini anlatan Fendoğlu, şöyle konuştu:

“Ülkemizin yüz elli yıldan fazla süren, kaçak muamelesi gören yerli sarmalık kıyılmış tütün üretimi sorunlarının çözümü elzemdir. Tarım ve Orman Bakanlığınca şark tipi tek başına içilebilen tütün üretim alanlarının ve üreticilerinin tespit ve tescil işlemlerinin yapılarak kayıt altına alınması gerekir. Üretimin izne bağlanarak üretim alanlarının artışının engellenmesi, şark tipi tütün üretimi yapılan ve tescil edilen bölgelerde tütün ekimine alternatif gelir getirici yeni ürünlerin yetiştirilmesi ve iş kollarının desteklenmesi gerekir. Sigara olarak piyasaya sunulan endüstriyel tütün ürünü üretim ve satışı ile yerli sarmalık tütün üretim ve satışının ayrı ayrı düzenlenmesi gerekir.”

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, AK Parti döneminde yapılan düzenlemelerle tütün üreticisine hiçbir şekilde söz hakkı bırakılmadığını, sözleşmeli üretim sistemiyle üreticinin alıcı firmanın belirlediği kiloya, fiyata ve parasını zamanında alamamasına itiraz etme şansının kalmadığını savundu.

Tütün üreticisine büyük darbe vurulduğunu iddia eden Tiryaki, “Tütün üreticileri, üretim sisteminden tasfiye edilerek göçe zorlandı. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan TEKEL, özelleştirme adı altında yabancılara satıldı. Tütün üreticisi sayısı 400 binlerden 50 binlere kadar düştü. İktidar sözde dış güçlerle mücadele ettiğini söylüyor ama tam tersini yapıyor. 20 yılda tütün piyasasının yüzde 90’ı uluslararası şirketlere peşkeş çekildi.” diye konuştu.

CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, elindeki tütün paketini göstererek Genel Kurul’da üreticinin beklediği çözümlerin gerçekleşmediğini iddia etti.

Tütünün hem Türkiye hem de uluslararası piyasalarda önemli ve stratejik bir ürün olduğuna işaret eden Tutdere, “Türkiye’de şu an bir taraftan sözleşmeli üretim, bir taraftan da geleneksel üretim yapılıyor. Sözleşmeli üretim yapan çiftçilerimizin ciddi sorunları var. AK Parti iktidarı döneminde tarımdaki bütün kesimler yalnız bırakıldığı gibi sözleşmeli üretim yapan tütün üreticileri de yalnız bırakılmıştır. Sözleşmeli tütün üreticileri, Türkiye genelinde alım yapan büyük sigara şirketlerinin insafına terk edilmiş durumda. Piyasayı elinde tutan karteller, çiftçinin üreticinin alın terine göz dikerek hakkına giriyor. Tütün dairesi bu ülkede niye kuruldu? Eğer gerçekten üreticinin hakkını hukukunu koruyacaksanız, bu kartellere gerekli denetimleri yapmanız lazım.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten ise kayıt dışı ekonomi ve kaçakçılığın tüm ülkelerin olduğu gibi Türkiye’nin de önemli sorunları arasında yer aldığını belirtti.

Mesten, “Kayıt dışılığı ve kaçakçılığı ne derece aşağılara çekebilirsek ülkemizin ekonomisine, vatandaşımızın refahına da o derece katkıda bulunmuş olacağız. Bu çerçevede kaçakçılık ve kayıt dışı ekonominin önlenmesinin yanı sıra suç ve terör örgütlerinin finansmanının engellenmesi açısından bir dizi tedbirler aldık. Bu açıdan görüşülmekte olan kanun teklifimizin önemli olduğunu düşünüyorum. Düzenleme ile bu konularda önemli bir adım atmış oluyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Mesten, 2008 yılında Gelir İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda bir dizi eylem planı hazırladıklarını, bir dönem yüzde 42’lere kadar yükselmiş olan kayıt dışılığın yüzde 28’lere kadar gerilediğini kaydetti.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerinde olmaması üzerine Adan, alınan karar gereği birleşimi 29 Kasım Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: